Bir eşya ve bir ev
Geçen gün eve dönüş yolundaydım. Metroya geçip yürüyen merdivenlere ilerledim ve yağmurun hafif bi şekilde damlayışına aldırmadan hızlı hızlı inmek yerine yürüyen merdivende sakince durmayı tercih ettim. Merdivenin aşağıya inmesini beklerken neredeyse beş merdiven aşağıda kıyafetlerle sarıp sarmalanmış küçük bir çocuk ve elinden tuttuğu - babası olduğunu tahmin ettiğim- adam duruyordu. Onlar da bir an önce yürüyen merdivenin sonuna gelmeyi bekliyorlardı. Arkalarından bakarken gözlerim birden küçük çocuğun elindeki eşyaya gitti. Renkli ve tanıdık bir şeydi. Bir oyuncak mıydı? Bunun cevabını bilmiyordum ama evet, onu tanıyordum. İsmini bilmediğim o eşya beni bir anda oradan uzaklaştırdı, kocaman bir kuş misali gövdesine bindirdi ve kanatlarıyla bir yere götürdü. Filmlerde insanlar düşünürken bir anda eskiden yaşadığı şeyler gösterilir ya ekranda, işte tam da öyle oldum. Ruhum bir anda uçuverdi ananemin evine. Elimde o çocuğun elinde tuttuğu ve oynadığı eşya vardı. Ananemin evinin kokusu ...